Bu sitede çocukluk çağında gastroözafagela reflü için dört bölüm
yazıldı. Bu dört bölümde çocuklarda da gastroözafageal reflünün olabileceği, neden
olduğu, nasıl devam seyrettiği, nasıl teşhiş edilabileceği ve tedavi için nelerin
yapılacağını anlatmaya çalıştım. Ancak bu anlamda reflünün görüldüğü çocuk,
O’ nu tamamlayan aile ve tedaviyi sağlayacak olan çocuk hekiminin bu minvalde nerede
olduğunu global halde toparlamak gerekir. Aksi takdirde tanı, tedavi ve izlem açısından
yeterliliği sağlamak pek mümkün olmaz. Çocukluk çağında tüm hastalıklarda olduğu
gibi gastroözafageal reflün ve bununla ilgili diğer hastalıkların (ki en sıklıkla üst
ve alt solunum yolu hastalıklarıdır) başarı ile tedavi edilebilmesi ve nüksünün
engellenebilmesi için hekim, çocuk ve aileyi bir bütün olarak görülmelidir. Bunu da
hastanın sorumluluğunu alan bir çocuk hekimi olmalıdır.

Ayrıca
mümkünse bu konuda yeterli bir uzman olmalıdır. Her ne kadar geleneksel sağlık
problemlerin yönetiminde hekim hastayı bir kitle gibi görüp “sadece hasta olan organına
bakıp oradaki sorunla ilgilense” ve hatta anne-babalar “çocuğunun sorunun her ne olursa
olsun bir an önce gidermek” fikrine sahip olsa da bu yanlış bir yaklaşımdır. Çünki
sorunu ile uğraşılan varlık bedeni, ruhu ve sosyal çevresi gelişen dinamik bir
“biyopsikososyal (çocuk = biyolojik + ruhsal + sosyal bütün)” bir bütündür. Yani
gastroözafageal reflüsü olan bir çocuğun sadece özafagus (yemek borusu) ve midesi
yoktur. Bu çocuğun aynı zamanda akciğeri, kalbi, barsaklarının diğer bölümleri, beyni
vs de vardır. Sağlığı hem sorun olan organı, hem o organın etkilediği tüm vücudu
etkiler. Bu süreç direk ve indirek yönleriyle hem hastalıktan etkilenen henüz
olgunlaşmamış ruhu hem de organik hastalık ve ruhunun yaşadığı dengesizlik nedeniyle
arkadaş, okul çevresi vs de oluşan sorunların tümüyle ilgilidir. Sağlığına tekrar
kavuşması ve toplumun dinamiğine hazırlanması için tümünün global olarak
düzeltilmesi gerekir. Bu global değerlendirmede hekim aile ile birlikte çocuğun tüm
biyolojik, ruhsal ve sosyal yönlerini kapsayacak şeklide işbirliği oluşturmalı ve
gerekli kararlar onun yerine verilmelidir. Hele gastroözafageal reflü gibi sadece bulunduğu
organda değil aynı zamanda boğazda, ses tellerinde, bronşlarda bulguları olan bazısı
kalp hastalıkları ile karışan oldukça atipik seyirli bir durumda bu daha da önemlidir
(Bu konuda önceki bölümlere bakınız). Maalesef böyle bir yaklaşımın olmayışı
yüksek sıklıktaki çocukluk çağı alerjik hastalıklarının tedavisinde akla hayale
gelmedik yanlışlıklar, eksiklikler ve bunlardan doğan çok yönlü zararlara yol
açmaktadır. Bu zararların en başta da hastalığın gereğinden fazla tanı alması ve
bazen gereğinden fazla tedavi edilemesi ile başlayan ve temelde bir çok sorunu daha da
karmaşık hale getiren süreçle devam eden bir tablo çizmektedir.

Gastroözafageal reflü erişkinde olduğu gibi çocukluk çağında da sık görülür. Hatta
bu sıklık larenjit, otit, astım-benzeri ve benzeri tablolara yl açtığı için gerçekten
genel çocuk sağlığı uzmanlığı (genel pediatrist), KBB uzmanları ve diğer özel bilim
dallarının oldukça ilgisini çekmektedir. Hatta bu açıdan çocukluk çağında sık
görülen diğer bir hastalık grubu olarak alerjik hastalıklara benzer. Hatta verilen tedavi
ve gastroözafageal reflünün hayati tehlike oluşturmaması nedeniyle konu hakkında gerekli
deneyime sahip olmayan meslektaşlarımızın da kazanç açısından iştahını
kabartmaktadır. Bu hastalığın bulgusunun görüldüğü organa göre tıp disiplinlerinin
ilgilenmesiyle olmaktadır. Örneğin sık krup ve öksürük olan bir çocuk bu şikayetleri
nedeni ile KBB uzmanlarına, reflüye bağlı karın ağrısı ve mide ekişmesi olan çocuk
erişkin gastroenterolog yad adahiliye hekimine ve hatta astım benzeri bulguları olan
çocuklar ise erişkin göğüs hekimlerine başvurmakta ve daha da vahimi bu
meslektaşlarımız da bu çocukları izlemektedir. Ancak hastalık çocuğun yaşam tarzı,
beslenmesi, kilosu, alerjik hastalığını varlığı (en önemlisi besin alerjisi) ve tüm
vücüdu ilgilendiren bir hastalık olduğu için ve değişik zamanlarda değişik bulgular
çıkabileceği hep unutulur. Bu nedenle çocuk konu ile ilgili bir “Çocuk Hastalıkları
Uzmanı” tarafından bütün olarak ele alınmalı ve izlemi planlanmalıdır. Bu en
profosyonel şeklide mide-barsak yakınmaları ön planda olan bir çocuk için pediatrik
gastroenteroloji uzmanı ama mide-barsak yakınmaları ön planda olmayan olgular için ise
sıklıkla yakınma solunum yolunu ilgilendireceği için bir çocuk solunum uzmanı
olmalıdır. Çocuk uzmanlığı disiplini dışındaki hekimlerin çocuk deneyiminin
olmaması nedeniyle bu çocukların yıllar sonra görünen yada görünmeyen ağır
komplikasyonlarla gelmektedir. Örneğin benim oldukça sık gördüğüm en dramatik hata bu
çocuklara erken tanı konulmaması tanı konulsa da akciğerleri korunmaması dolaysıyla
yıllar sonra geriye dönüşümsüz bronş genişlemesi (bronşiektazi) ile gelmeleridir.
Aile ise sosyo-entellektüel düzeyine göre bu tabloyu şöyle tanımlamaktadır: “Ben
çocuğumu her şikayetinde doktora götürdüm. Doktorların söylediği her şeyi yaptım.
Suçlu kim ? Neden böyle oldu….”. Ancak bir başka yönden bakılacak olursa çocuk
sağlığı deneyimi olmayan disiplinlerin izleminde erişkin hastalarla aynı ortamda bulunan
bir çocuk “hastalıktan etkilenen bir ruhu unutulduğu” için bir çok psikolojik
reflekse sahip olmaktadır.
Bu nedenle çocukluk çağındaki “gastroözafageal reflü hastalığının” tedavisi
çocuğun biyopsikososyal yapısı doğrultusunda, aile ile birlikte ve çocuk alerji uzmanı
denetiminde olacak şeklide yeniden şekillendirilmedilidir.
Konulan teşhis doğrultusunda hastalık ailenin anlayabileceği bir dille anlatılmalıdır.
Bu anlatımda hastalığın ne olduğu, nelere yol açabileceği ve nasıl olduğu
vurgulanmalı, ağırlığı, olası komplikasyonları ve izleminin ne şeklide yapılacağı
hakkında bilgi verilmelidir. Tedavi içeriği hakkında bilgi ve en önemlisi
gastroözafageal reflünün yaşam tarzı ile ilişkisi ve bunun düzeltilmesi konusunda
eğitim verilmelidir. Örneğin çocuğa istenildiği kadar tedavi verilsin eğer günlük
beslenmesinde bıl katkı maddesi, reflü yapan gıda ve asit içerik varsa tedavini
başarılı olamayacağını aileye bildirilmelidir. Bu bilinç çoğu zaman iyi bir tıbbi
tedavi kadar etkilidir.
Çocuğun hastalığı ve onun tedavisi yanında yukarıda anlatıldığı gibi çocuk bir
biyopsikososyal varlık olarak, aile ise bu biyopsikososyal varlığın kökeni olarak ele
alınmalıdır. Bu nedenle ilaçlarını kullanımı, semptomlarının olmaması, bizden
memnun olması yanında onların yaşam kalitelerinin ne düzeyde olduğu saptanmalı ve
gerekirse iyileştirilmelidir. Çünki yaşam kalitesinde artış sağlamayan bir
gastroözafageal reflü hastalığının yönetimi çocuk için yalnızca organizmasına
biyolojik olarak müdahele etmek ama ruhunu öldürmek olur. Aile için ise organı sağlam
ama davranışsal açıdan hala hastalığı devam eden bir çocuğa sahip olma demektir. Bu
nedenle beslenme, önlemler konusundaki önerilerde çocuğun kendi istekleri, ailesi ve
sosyal ortamı göz önüne alınarak plan yapılmalıdır. Eğer evde bol miktarda çukulata
bulunuyor ve çocuğa yememesi öneriliyorsa tedavinin beyhude olacağı ve çocuğa stres
dışında işe yaramayacağı ortadadır. Benzeri örnekler arttırılabilir.
Çocuğun hastalığı, ilaçları, izlemi ve ilerisi konusunda zaman zaman aileler ile
eğitim toplantıları yapılmalıdır. Bu toplantılarda en az konuda ihtisas sahibi çocuk
uzmanı, hemşiresi ve hatta mümkünse psikologu olmalıdır. Hatta gastroözafageal reflü
açısından kompolike olmuş hasta çocuklar (bronşiektazi, obliteratif bronşiolit…)
için de bu hastalık konusunda yalnız olmadığını göstermek, aynı hastalığı yaşayan
arkadaşlarını bulabilmek vs için buluşma günleri, oyun ve oyuncak paylaşım günleri vs
düzenlenmelidir.
Sonuç olarak gastroözafageal reflü hastalığı ve bununla ilgili solunum yolu
hastalıkları çocukluk çağında sıktır. Bu hastalık yaşamlarını tehdit etmese de iyi
tedavi edilmedikleri takdirde organik ve ruhsal komplikasyonlara yol açmaktadır. Bu nedenle
hasta çocuklar ve aileler bir para kaynağı ve hastalığın tedavisi de asit baskılayıcı
birkaç ilaç yazmak olarak görülmemelidir. Bu çocukların yönetimi hekim-aile çemberinde
çocuğun en yüksek sağlık ve yaşam kalitesi şartlarına kavuşmasına yönelik
planlanmalıdır. Çünki “O”nlar her şeyimiz ve……….
|