Bu sıklık giderek azalarak % 10 a düşer. Ancak yukarıda da belirtildi gibi
reflü ancak yakınmaları ortaya çıkardığında Gastroözofageal reflü hastalığı
(GÖRH) olarak adlandırılır. Bu durum bebeklerin 1/300’de ortaya çıkar. Daha büüyk
çocuklar için net rakamlar yoktur. Ancak reflünün tüm çocuklar arasında % 15 oranında
bulunduğu ve reflü hastalığının ise çocukların % 3-5 nde var olduğu tahmin edilir.
Ama bu bir tahmindir. Teşhisine ait problemler, doğru olmayan teşhislerle gereksiz ilaç
kullanımları bu oranın kesinliğini ortadan kaldırmaktadır.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Bulguları
Ne zaman reflü çocukda reflü hastalığından şüphelenelim ? Bu aile için de doktor
için de bir sorundur. Çünki ailenin yakımasını anltamayan bir bebek ve çocuğunda
böyle bir şeyi düşünmesi pek olası değildir. Bu konuda ancak magazinel bilgilere
sahiptir. Doktor için ise ? Maalesef bebeklerde özellikle olmak üzere çocuklarda da doktor
arkadaşlarımız bu teşhiş için hangi aşamada düşünülmesi gerektiğine karar vermekte
zorlanmaktadır. Çünki hastalık bir mide-barsak yakınması olduğu halde bazen hiçbir
bulgu olmadan direk nefes yolu yada boğaz bulguları ile çıkabilmektedir. Hatta solunum
yakınmaları (astım ..vs) da reflüye ve reflü ise solunum bulgularına neden olur. Yani
“tavuk mu yumurtadan çıkar yumurta mı tavuktan ??????” denebilir buna.
Bu nedenle reflüye ait bulguları çocuklarda yaş gruplarına göre sınıflayarak göz
önüne almak gerekir.
i . Bebeklerde reflü hastalığı sıklıkla kusma, huzursuzluk, kilo kaybı ile çıkar.
Çünki mide içeriğinin yemek borusuna geçişi özellikle yatar pozisyonda olur ve geçince
orada oluşturduğu tahrişi çocuk ağlyarak belli eder. Bazen çocuklar ağlayarak geceleri
uyanır. Bazen bu reflü yutağa kadar gelerek öztakiyi etkiler ve yineleyen kulak
iltihapları ile de çıkabilir. Bazen ise sadece kronik ses kısıklığı, öksürük ve
hırıltılı nefes alıp verme tek bulgu olabilir.
ii. Erken çocukluk dönemi dediğimiz oyun çocukluğu (okul öncesi) döneminde ise
çocuklarda sıklıkla karın ağrısı, mide bulantıları, midede yanma, göğsde kalp
bölgesinde yada iman tathtası denen orta hatta ağrı olabilir. Ancak bu yakınmalar hiç
olmadan kronik ses kısıklığı, öksürük, sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca
yineleyen bronşit ile astım benzeri tablo ile gelebilir. Hastalar yıllarca astım teşhisi
ile tedavi almış olabilir. Yutağa kadar gelmiş mide içeriği dişlerde kalarak çürüğe
neden olabilir. Bu nedenle bazen diş çürükleri bu dönemde reflü bulgusu olabilir.
iii. Okul çocukluğu döneminde ise yine sıklıkla karın ağrısı, mide bulantıları,
midede yanma, göğsde kalp bölgesinde yada iman tathtası denen orta hatta ağrı olabilir.
Ancak burada daha yüksek orandaki çocukda ise daha çok kronik ve astım bulguları ve
ayrıca ses kısıklığı, sinüzit olarak çıkabilir. Hatta yalnızca astım tablosu
olabilir. Bu nedenle tedaviye dirençli yada sürekli nüks eden tüm larenjit, kulak
iltihabı, astım da hele alerjisi yoksa reflü hastalığı akla gelmelidir. Ayrıca yine
yutağa kadar gelmiş mide içeriği dişlerde kalarak çürüğe neden olabilir. Bu nedenle
bazen diş çürükleri bu dönemde reflü bulgusu olabilir.
iv. Daha büyük çocuklarda ise karın ağrısı, mide yanması ve ağza acı su gelmesi net
tarif edilebilir. Ancak bu çocuklar sıklıkla maaleasef gastrit ve ülser teşhisleri ile
tedavi ve izlem alır. Geçici düzelmeler olur ama sürekli nüks eder. Bu mide barsak
bulguları yanında çok sık oranda ses kısıklığı yakınları vardır. Hatta bunların
gırtlağına bakınca orada reflünün yaptığı harabiyet net bir şeklide görülür. Bu
nedenleözellikle alerjisi olmayan tedaviye dirençli yada sürekli nüks eden tüm larenjit,
kulak iltihabı ve astım da reflü hastalığı akla gelmelidir. Gece mide ekşime, yanma ve
göğüz ağrısı ile uyanabilirler.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Teşhisi Nasıl Konur
Teşhisde her zaman bütün çocukluk çağı hastalıklarında olduğu gibi anne-babadan
şikayetleri çok iyi bir şeklide dinledikten sonra şüphe duyuluyorsa tetkie geçilir. Ama
her kusan veya kilo alamayan çocuk reflü demek değildir. Hele bebeklerde çok sık oranda
beslenme hataları kusma ve kilo alamamaya neden olabilir.
Reflü düşünülen hastada eğer yapısal bir anomallik düşünülüyorsa ilaçlı
mide-barsak filmi (özafagus-mide düodenom grafisi) çekilebilir. Sintigrafik olarak nükleer
tıp metodu kullanılabilir. Ancak bu yöntemin güvenirliği ve hassasiyeti pek kabul
gçrmez. Ancak bu gün için eğer gerçekte reflü düşünülüyorsa yapılacak en önemli
test çocuğun yemek borusun çok ince bir kablo ucu (prob) koyarak mideden gelen asiti
ölçebilen cihazla ölçüm yapmaktır. Buna “24 saatlik ph monitorizasyonu” denir. En
kıymetli testtir. Ancak yemek borusundaki basınç, kasılma ..gibi fonksiyon ve testlere
bakan diğer yöntemler de vardır.
Çocuklarda Reflü Hastalığının Tedavisi
Reflü hastalığında tedavisinin temel amacı yakınmaları gidermek ve yemek borusundaki
veya diğer bahsedilen bölgelerdeki yangıyı iyileştirmektir. Tedavisinde en önemli
yöntem uygulanır:
i. Yaşam koşulları ve beslenmeni düzenlenmesi
ii. İlaç tedavisi
iii. İzlem ve koruyucu önlemler.
iv. Cerrahi tedavi
Yaşam koşullarının değiştirilmesine yönelik önlemler tedavinin ilk basamağını bu
önlemler oluşturmaktadır. Öğün miktarlarının küçük tutulması, ideal vücut
ağırlığının korunması, akşam yemeklerinin yatmadan en az 2 saat önce yenmesi,
yemeklerden sonra en az 1 saat yatar pozisyon alınmaması, yüksek yastık kullanılması
önlemler arasında yer alır. Bunun dışında gaz ve asit içeren gıdalar, domates, gazlı
içecekler, kola, kahve, yağlı gıdalar, çikolata tüketiminden kaçınılmalıdır.
İlaç tedavisinde KÖS kasılmasını arttıran ve mide asid salgısını azaltan
ilaçlarreflü hastalığının hem tipik hem de atipik bulguları için en sık ve en etkin
olarak kullanılan ilaçlardır. KÖS kasılmasını arttıran ilaçlar yemek borusunun
hareketini düzenler. Ama tümü çocuğun yaşına uygun ve etkili olanlardan seçilmelidir
ve bunu doktor yapmalıdır.
Tıbbi tedavi ve önlemlerle bulgulara hakşm olunamayan ve bunun yanında ciddi geriye
dönüşümsüz zararlara yol açan hastalarda cerrahi tedavi (ameliyat) düşünülebilir. Bu
ameliyat oldukça basittir. Hatta kapalı ameliyat sistemleri (laporoskopik) ile de
yapılabilir.
Ancak hem tıbbı tedavi hem de cerrahi tedavilerde nüks söz konusu olabilir. Bu nedenle
reflülü çocuklar uzun süre izlenmeli, koruyucu önlemler devam ettirilmeli ve yaşam
tarzına ait düzenlenemeler sürdürülmelidir.
|